
ALAN
ALAN – Madde olarak tezahür etmiş canlı enerjetik yapı zeminidir. Yasalardan başka bir amorf yapısı taşıyan, Yasalara göre çok daha yoğun olan bir yapıdır. Alanın, kesin ve mutlak sınırları mevcuttur.Sadece o sınırlar dahilinde belli bir alan kutbiyeti taşır. Her alanın frekansı farklıdır. Alanlar, Zeki Şuur tarafından kontrol edilir. Zeki Şuur’un yansıması, iradesi ve eylemi ile oluşur. Zeki Şuur, bilinçli ve YASA yönünde eylem gerçekleştirdiğinde Alan oluşturur. Bu alanın frekansı, Zeki Şuur’un iradesi ve amacı doğrultusunda titreşir. İnsan varlığı, maddede eylemini gerçekleştirebilmek,icra etmeye gelmiş olduğu amacını ifade edebilmek için alanlara gereksinim duymaktadır. İnsan, bir yaşamı süresi içinde birçok alanda Yaşam Amacını ifade eder.Alan genişleyebilir. İlk oluşma potansiyeli, eylem yapan Zeki Şuur’un gücüne ve amacına göre olur.İnsan, bilinçli olarak Yasanın oluşum sırlarını bilirse ve Zeki Şuur’un parçası olarak dengede ve nizamdaysa ve kutbiyet gücü yeterli ise; kendisini ifade ettiği frekans üzerinden, Aktif Zeki Şuur’un temelini oluşturmuş olduğu Yasayı kendi varlık alanına aşamalı olarak çekebilir. Yani maddeyi de oluşturabilir. Eylemi bir amaç taşımalıdır.Çünkü alan,amacın eylemi doğrultusunda zemini oluşturur. Daha sonra kutbiyetini ve manyetik alanını arttırdıkça alanını genişletebilir. Ne kadar? Sizlerin yoğunluğu ve frekansınızın izin verdiği kadar – yani maksimum Gezegeninizi kaplayacak kadar.İnsanın manyetik alanı ve kutbiyet enerjisi ile beslenmeyen alan , gücünü kaybeder ve ilk tezahür ettiği sınırları dahilinde ve yerde minimum etki ile varlığını sürdürür. Yok olmaz. Tuttuğu frekansa hizalanabilen başka varlıkların kullanabilmesi için varlığını sürdürür. Tabii bu da sonsuz değildir. İlahi amaç dahilinde olan bir durumdur.İnsan, madde planında gerçekleştirmek üzere geldiği misyonu doğrultusunda madde üzerindeki kaderini oluşturur.Bu kaderin oluşması, titreşimlerinin eşleştiği siklüsün üstündeki ÜÇ üst siklüs üzerinden gerçekleştirilir – 6.,7.,ve 8. Siklüsler. Bunların eylemi; insanın kutbiyeti ve görevselliği dahilinde, kendi bireysel gelecek bandı oluşturulduğunda da kendisinin varlık alanına Dördüncü siklüs tarafından materyalize edilir. Dördüncü siklüs, maddede tezahür etmiş ve etmemiş olanın o plan dahilindeki sürekliliğini temin eder. Yani ölümsüzlüğü kontrol eder. Ölüm dediğiniz enerji; Dördüncü siklüsün bir tür devamıdır. Kişinin misyonu doğrultusunda maddede alacağı Zaman Enerjisi senkronizasyonu ve Alan enerjisinin yoğunluğu ve manyetizmasının tezahürü; Dördüncü siklüs ile ne kadar senkronize olduğuna bağlıdır. Yani insan;misyon yükü ile gelip de bunu idrak ettiğinde ve icra etmek için gerekli hamleleri yaptığında o misyonun alanda ifade edilebilmesi için o insana lütuf açılır-ek imkan verilir, görevini icra ederken birçok etken yasadan muhaf bırakılır ve ölümsüzlük kavramı doğrultusunda zaman enerjisini ek olarak farklı şekilde alanına alır. Bu da onun ömrünü o kadar uzatır ki icra ettiği misyonu bitirebilsin. O artık kendine yeni bir alan – ölümsüzlük alanı yaratmıştır.……………………………..
24 Mart 2017 , İzmir
Sirius Misyonu
Zehra Usanmaz



