TEBLİĞLER

KADİM  BİLGELİĞİN SIRRI 

“Işığın, Yaşamın ve Sevginin yüce arayışı madde planında henüz  başlamaktadır”.
Işığın, yaşamın ve sevginin madde planındaki arayışı sadece madde planına ait bir şeydir. Bu arayış sınıra kadar getirildiğinde, onun yüce hedefi – Evrensel Bilinç ile tamamen birleşmedir. Maddedeki temeli sadece birinci aşamasıdır, birinci basamağı. Daha sonra ruhsal evrime erişmenin yüce hedefi ortaya çıkar.
İnsanın dünyadaki varlığının sebebi binlerce yıldır bir çok insan tarafından irdelenmiş ve evrimlerinin seviyesi doğrultusunda bu soruya cevap aranmıştır.
Her bir cevabın açılımı üzerine bir sonraki frekanslar yerleştirilmiş ve farklı tını ve seviyelerden tekrar sosyal toplumların algı seviyesine getirilmiştir. Evrende maddenin kendi varlık yasaları mevcuttur. İnsanın bir madde olarak yaratılmış olduğu kısmı üçlü bir sübstasyondan oluşur. Bunu şöyle açalım: madde – bedeni, ruhu ve Ben Benim varlığı. İnsanın ruhu bilinç altına yansıma yapmaktadır. Madde bedenine bürününce ruh kutbiyetinin frekansını düşürür. Hangi seviyeye kadar? Tabii ki farkındalık seviyesine kadar. Peki farkındalık seviyesi neye bağlıdır? İnsanın planı anlamasına, onu uygulamasına ve irade ile şuurluluğuna devam ettirmesine. Bu durumda insan hep seçimler yapmak zorundadır. Evrim yolunda bilinçli olarak ilerlemeyi hedeflemiş olan insan hep seçimler yapar ve bunların getirdiği sonuçlara bilinçli olarak kabul gösterir. Bu onun iradesini ve kutbiyetini yükseltir , egosunu faydalı egoya dönüştürür, ruhsal bağlantı almasını sağlar çünkü durugörür olur, yani artık madde olan bedenin algısının ötesine geçmiş olur, evrensel seviyede bir insan olma yoluna girmiştir.
En yüce kozmik yasalardan birisi – insanın madde varlığı olarak oluşabilme yasasıdır. Tüm zamanların mistik okullarının yüce görevi de madde insanı ve ruhsal insanı bağlayan Yasanın mekanizmalarını keşfetmekten ibarettir. Madde insanı ve Ruhsal insanı bağlayan ortak alan entelektüel insandır çünkü akıl madde ve madde olmayan vasıflara sahiptir . Yüksek bilgilere susamış olan insan kendi doğasının entelektüel tarafını geliştirmeli ve kendi iradesini o kadar geliştirmeli ki varlığının tüm gücünü hedeflediği varlık planına aktarabilmeli.
Evrensel ve Kozmik seviyenin bir kısmına temas eden insan artık rehberlik almaya ve planı daha iyi algılamaya başlar. Bilgi çok göreceli bir kavramdır ve seviye seviyedir. Her zaman toplumlarda değişik seviyede varlık gösteren insanlar olmuştur. Bilgi frekansı ne kadar yükselirse bilginin özü kozmik seviyelerden akmaya başlar. Şuurun genişlemesi insan evriminde kaçınılmazdır. Bir çok şuurlu insanın oluşturduğu toplumun seviyesi yüksek farkındalıklı seviyedir ve kendi varlık yasaları bu kriterler doğrultusunda belirlenir. Her toplum kendi farkındalık seviyesine göre yasalarını oluşturur. Az gelişmiş ve ilkel toplumlarda sosyal yasalar da ilkelleşir, algı seviyeleri doğrultusunda gerçekleşir. Sıfır seviyesinde olan toplumun yasalarında kutbiyet yönünde lineer genişleme evrimi başlar ve bu evrim doğrultusunda insan ikilem/dualite yolunda kutbiyet kazanmaya başlar. Bu seviyede varlığını sürdüren insan için – varlığın birinci çemberinde olduğunu söyleyebiliriz. İnsan varlığının evrimi yedi çemberden oluşur.
Tüm bu yazılanların sonucu şunu belirliyor – bilgi seviye seviye özümsenir ve bu seviyeyi insanın varlığının kutbiyeti belirler. Bir insana taşıyabileceğinden fazla bilgi verilemez çünkü o bu bilginin değerini kavrayacak potansiyele sahip değil ve verilen yüksek frekanslı bilgiyi kendi frekansına düşürmek zorundadır. Bu durumda verilen yüksek frekans bilgi değişime uğrayacak ve düşük frekanslı alanlara akarken dönüşmüş, tamamen farklı enformasyon tınısına sahip olan bir bilgi alanı olacak. Buna kaos alanı da diyebiliriz – yani öz’den ayrılmış, dönüşmüş olan bir bilgi kaynak seviyesine göre yanlış bir bilgidir. Hasat için Yükseliş yolunda giderken insan bu tuzaklara çok dikkat etmelidir. Birinci çemberin en büyük tuzağı duygu dengesizliğidir. Hissetme seviyesine çıkıncaya kadar insan hala negatif lehine kutbiyetini değiştirme olasılığı mevcuttur.
Bu yüzden yüksek frekans taşıyan bilgiler hep herkese ulaşılabilir olma durumundan çıkarılmış ve sır olarak saklanmıştır. Sır denen şey aslında alanda hep var ancak insanın ona ulaşabilmesi durumu görecelidir.
Kadim Bilgeliğin Sırrı kitabından
Yazar : Zehra Usanmaz

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu