
NELER OLUYOR? ŞU ANDA NELER YAŞAMAKTAYIZ?
Büyük beklentilerle aşılmış olan 21 Aralık 2012 sürecinden sonra inanılmaz şeyler yaşadık ve yaşamaya devam ediyoruz. Bir çoğumuz Yükseliş Sürecinin bir anda olup biteceğini hayal etmiştik (ben dahil) ancak öyle olmadığını gördük. Peki bu durumda neler oluyor?
Fiziksel duygularımızın ve fiziksel yaşamımızın realitenin daha yüksek planlarına hareketi ölçüsünde eski, yoğun realite/gerçeklik hala bizi çevrelemeye devam edecektir.İçsel olarak gerçekleştirmiş olduğumuz Transformasyon/Dönüşüm sürecini, fiziksel bedenimiz de aşamalı olarak gerçekleştirecektir. Şimdi şöyle diyebilirsiniz : “ Eğer yeni titreşimlere taşındıysak, nasıl oluyor da eski titreşim realitesi hala geçerli olabiliyor?”. Bu günümüzün fiziksel realitesi – dünümüzün enerjisel gerçekliğidir. Bizim toplu titreşim hareketimiz başlarken akabindeki aylarda ve yıllarda kendini daha belirgin bir şekilde göstermeye başlayacak çünkü bizler hala eski toplu titreşimlerin fiziksel manifestasyonunda yaşamaktayız. Bizlerin özel yaşamı belki de büyük bir yüzde – yeni titreşimli olabilir ancak bu durumda bile bizlerin halen geçiş durumunda bulunan sistemlerle ve insanlarla irtibatımız söz konusudur.Enerjisel seviyede onlar da geçişe bağlıdırlar ancak fiziksel seviyede ve görünen seviyede hala eski titreşimlerden ilham alarak hareket etmektedirler.
Fiziksel yaşamı bir müzik kutusu gibi düşünelim. Bir para atıyoruz kutuya ve istediğimiz melodi çalmaya başlıyor, başka bir para atıyoruz ve başka bir melodi çalıyor. Her bir para belirli bir melodinin çalmasını sağlıyor. Yeni titreşim paraları şu anda bütün sistemlerde akmakta ancak bazı insanlarda onlar eski enerji birikimleri ile çarpışmaktadır ve bu eski paralarla eski melodiler dinlenmektedir. Bu; insanlar, sistemler, durumlar, ülkeler için yeni melodiler çalmaya başlamadan önce eski melodilerin çalınmış olması gerekmektedir.
Başkaları eski ocakların arıtılması için çok zaman harcamıştır ve birkaç zaman önce artık yeni paraları basıp tedavüle sokmuşlardır. Bu insanlar gündelik yaşamın değişik bölümlerinde artık birçok yeni melodiyi duyuyor ve görüyorlar. Bunu – yeni bir paranın tedavüle sokulması gibi düşünebiliriz. Belli bir zaman eski paralar yeni paralarla beraber tedavüldedir, zamanla eski paralar azalır ve sonunda biterler, yeniler ise yeni standartlarla devam ederler.
Eski enerjilerde geçirdiğimiz zaman herkes için farklı olacaktır. Her gün farklı farklı enerjileri deneyimlemeye başlayacağız. Bu şuna bağlıdır : hayatımızın nasıl bir bölümü yeni fiziksel/duygusal seviyeye geçiş yapmış ve ne kadarı yapacaktır? Örneğin; çalıştığımız iş ile ahenk içinde miyiz yoksa işimiz bizi zayıflatıyor mu? Etrafımızdaki insanlar, ailelerimiz bizi destekliyor mu yoksa hala etrafımızda “toksik” insanlarla mı çevrelenmişiz? Kendi gerçek kalbimizle mi düşünüyor ve yaşıyoruz yoksa bizi zayıflatan düşüncelere ve hareketlere izin mi veriyoruz? Bu tercihlerin enerjisel uyumsuzluğu gittikçe uçurumsal olacak, öyle ki eski realiteye her “düşüş” biraz daha ağır ve hatta boğucu hissedilecektir .
Bütün bunları göz önüne alırsak zaten bildiğimiz şeyleri uygulamaya koyma zamanı geldi geçiyor bile. Yeni dönemin yeni insanları – Tanrısal İnsan Tohumumuzu hatırlayıp uygulamaya koyma zamanıdır.
Zehra Usanmaz (derlemedir.)



