
TEBLİĞLER
ATEŞ DÜNYASINA GİRİŞ
Yüzyıllardır insanlar, Dünyayı ateşin saracağı zamanın yaklaştığı konusunda uyarılmaktadırlar. Değişik zamanlarda tüm halkların, tüm kıtaların Peygamberleri, Nebileri, kahinleri, derin İlmin ustaları hepsi aynı şeyi konuşmuşlardır – “Ateş Çağı yaklaşmakta”. Yine hepsi bu olaya hazırlanmamız gerektiği konusunda uyarmıştır, çünkü hazır olanın kalbi için ateş – gelişmesinde büyük yardımdır; hazır olmayanların kalbi için ise korkunç yıkıcı bir güçtür.
Şu anda Ateş Çağına girmiş bulunmaktayız. Halkların bilinçleri, dünyanın yer kabuğu ve aynı anda dünyanın derinlikleri de hareketlenmeye, genişlemeye başladı. Dünya ve insanlık ya yenilenecek ya da yok olacak. Ateşin hızlı dalgaları Dünyanın derinliklerini, insanların bilincini ve eylemlerini, fiziksel bedenlerini etkilemekte.
Olaylardaki kaos: Tüm bu depremler, seller, kasırgalar, kuraklık, iklimin değişmesi, bilinen ve bilinmeyen salgınlar, savaşlar, ayaklanmalar, halkların birbiri alanlarındaki hareketi – ateşin dalgalarını bilenler için bir kaos değil, durdurulamaz yeni çağın işaretleridir. Tabii ki bu geçiş aşamasında sadece yıkım işaretleri değil, yapılandırıcı işaretler de verilmektedir. Ancak çağdaş bilinç için Geleceğin anlamını idrak etmeden bu işaretler bilinmez ve anlaşılmaz kalacak.
Böylece ateş dalgalarının soyuttan hayati gerçekliğe nasıl dönüştüğü gözlemlenebilir. Onlar sadece halkların eylemlerine yansımıyor, her bir insanın küçük işlerine, günlük yaşamına da yansıyor. Bu dalgalar konusunda hiçbir şey bilinmiyor olabilir ancak onları hissedilebilir. Onların günlük yaşamda etkiledikleri şeylerin sonucu gözlemlenebilir.
Örneğin; herhangi bir işletmenin çalışanlarını ele alalım. İşyerine geldiklerinde birbirine geçmiş olan gün ile ilgili paylaşımda bulunurlar: birinin dün birden kalbine ağrılar saplandı, diğeri akciğerlerinde sorun yaşadı, diğerinde sebepsiz moral düşüklüğü gözlendi v.s… Tabii tüm bu olumsuzlukları paylaşarak herhangi bir sonuç çıkarmaları ya da sorunlarının duygularında benzerlik süreci tespit etmeleri muhtemelen mümkün olmayacak. Ancak bir işletmenin çalışanlarının durumunu başka bir işletmenin çalışanlarının durumu ile kıyaslarsak, eğer tümünün günlük şikayetlerini dinlersek, eğer yeterince büyük çapta bir alanı ele alırsak fark edilen tezahürlerin birbirleri ile zaman kapsamı dahilinde nasıl da eşleştiğini şaşkınlıkla fark edeceğiz.
Tabii ki iç yapısı itibarı ile hiçbir insan diğerine benzemez bu yüzden de bedenin ateş dalgalarındaki seslenişi, dalgaların Dünyaya ulaştıkları andaki ritim aralıkları bireysel olacaktır. Bir insan karamsar özlem hissederken, diğeri bu dalgaları fiziksel kalp sancısı olarak hissedecektir. Bazıları iç karartıcı depresyon yaşayacak, diğerleri ise “sebepsiz” öfke hissedecektir.
Alanın saf ateşi, saf kalbin ateşi ile karşılaştığında birbirlerine kucak açarlar ve birbirlerine sarıldıklarında, sevgiyle iki kardeşin sarılması gibi birbirilerini tamamlarlar. Oysa ki zehirlenmiş kalplerin çürüyen ateşi, saf ateş ile uyuşmaz ve birbirlerine yaklaştıklarında patlamalar yaratırlar. Tüm insanlık için ayrılmış bir ateş kütlesi mevcut. Zehirlenmiş kalpler, bu saf ateşi kalplerine alamadıkları için sadece çok az saf kalp parlayan ateşi taşıyabildiği için bu taşıyıcı kalplerin üzerine muazzam bir yük biner ve onlar muazzam bir gerilim hissederler, çünkü yük eşit dağılamaz ve tüm ateş yükünü kendileri alır…
Ateş dalgaları tarafından zulüm hisseden ve ellerindeki becerilerin işe yaramadığını gören insanlar çok kısa bir zaman sonra kurtuluş ümidi ile bu yola akacaklar ve öğrenmek isteyecekler, ancak kısa zamanda sadece öneri alabilecekler, öğretiyi alamayacaklar.
Ancak kalbinin sesini dinleyen ve son anlardan çok önce bu öğretiyi almış olanlara mutluluk verilecek. Onlar için “Ateş eşiğimizde” kelimeleri sevinçle bayram seslenişindedir.
KADİM BİLGELİK
Zehra Usanmaz
01.05.2020



