
SİRİUS MİSYONU – CELSE 5’ ten
Plan: SİRİUS MİSYONU
Medyom: Ergün ARIKDAL
Hazır Bulunanlar: Mehmet SANCAR, Güven ERER, Ahmet HIZVEREN
M.S: Efendim,” Enerji de tektir, elektron da tektir. Ne var ki, ilk enerjinin terakümü ve sürekli kaymaları, hem enerji türlerini ve hem de elektron tiplerini doğurmuştur” diyebilirmiyiz?
P: Elektron tiplerinin ayrı hüviyetler içerisine bürünmesi, ihtiva ettikleri bilgiye bağlıdır. Bilgi tanecikleri ismini verebileceğiniz elektronlar, hem enerjitik bakımdan, hem de taşıdıkları bilgi yükü bakımından birbirlerinden farklı olmaları gayet normaldir.
Bir elektronun devri gelişimi, çeşitli oktavlar halinde meydana gelir.
Her oktav, bir tür geçişi temin eder.
Şimdi size, kendi dünyanızla ilgili bir örnek verelim:
Bundan evvelki Dünya soyu, yani Tufan öncesi soy ile Tufan sonrası soy arasındaki fark, bir oktav farkıdır. Oktavın anlamı, enerjitik titreşimin ve bilginin enerjitik yapısının daha yüksek seviyede oluşunu ifade eder. Fakat bilirsiniz ki, kullandığınız çalgılarda, üst üste ya da ardarda gelen, çeşitli oktavlarınız vardır. Bunlar, her şeyden evvel titreşimsel enerji farkını gösterir.
Şimdi, sizlerin tekamül hareketiniz, bilindiği gibi spiral harekettir. Her büyük devri hareketin sonunda, bir oktavlık mesafe alınmış olur ki, burada, yeni bir soyun ortaya çıkması söz konusudur. Yani, o soyu teşkil eden elektronların muhtevası, bir evvelkine nazaran bir oktav daha yüksektir.
———————————-0———————————–
M.S: Efendim, alemlerimizde yoğun enerji terakümüne uğramış ve bilgi kapasiteleri, bizim ruh elektronlarımızı çok aşmış; fakat bize maddesel olarak gözüken elektronlar için anlayabileceğimiz örnekler rica edebilir miyiz?
P: Size, kendimi örnek verebilirim. Buradaki halimizle, fizik planetinize gelemiyoruz. Sizin fizik planetinize gelebilmemiz için “K ” Sistemi dediğimiz bir sistemi kullanarak, daha doğrusu “K” Sisteminden elde ettiğimiz bir vasıtayı kullanarak fizik planetinizde, sizler tarafından görülmemiz mümkündür.
“K” Sistemi, bizim fizik bedenimizin adeta bir kopyasını çıkaran bir sistemdir. Bu kopyayı elde ettikten sonra, onu, tıpkı ve aynen bizi temsil edecek şekilde ve fakat, gidilecek yere uyum sağlayacak şekilde her yere gönderebiliriz.
———————————-0———————————–
M.S: Efendim, ruhsal olabilmemiz, maddesel enerjinin 12 misli bir yoğunlukta bulunmamızdan oluşmaktadır. Üç buutlu sistemimizde ise; ruhsal ve maddesel olmak üzere iki tip elektron mevcuttur. Bu bilgiler ışığında ruhsal enerjinin misli yoğunluklarının, evrende daha değişik tipte pek çok elektronlar oluşturduğunu düşünebilir miyiz?
P: Düşünebilirsiniz.
———————————-0———————————–
M.S: Efendim, ” yaratılmış ” tabiat, algılayabildiğimiz tezahürlerdir. Örneğin, fizik Dünyamız ve fizik Evrenimiz gibi.” Yaratan tabiat ” ise sonsuz Evreni, sonsuz değişimlere uğratan elektronlardır. Yani, enerji terakümleri ve kaymalardır. Bu anlayışımıza siz ne dersiniz?
P: Bir daha okur musunuz?
M.S: ( Tekrar edildi. )
P: Yaratılışın vasfı hakkında size söylemiş olduklarımızı şimdilik unutun. Daha sonra hatırlamak üzere, şu söylediklerimizi belleyiniz:
Yaratıcı, statik ve mutlaktır. O, ancak aktif olanlarla tezahür eder. Aktif olanlar, bütün varlığın doğumunu yapan Tanrılardır. Enerjinin yoğunlaşması ve elektronun bilkuvve bilgiyi haiz olarak hareketi, mutlak ve statik olan Yaratıcı’ nın eseri değildir. Bütün eser, değişken olan Tanrılarındır. Bugünlük bu kadar.
SİRİUS MİSYONU – CELSE 5′ TEN…
03.06.1982



