
İKİ GÖZÜM BİR ÖZ’ÜM
Dertlilerin dermanı,
Kanayan yüreklerin yaralarını dağlayan şifasıyla,
Gün OL’du doğdu,Nûr OL’du yağdı…
Göğün kondurduğu, Yüce , O’nun izni süzgecinden geçen gelmişin-geçmişin davası ;
O’nun gözlerinden çağlayan Ateş OL’du harladı,
O’nun nefesinde Can bulup , O’nun Sevgisinden AŞK OL’du gönüllere sızdı…
Yeni devran başladı !
Dedim : “Dizlerimin bağı mı çözüldü nedir bu çaresizliğim gözleri önünde,
Nedir bu sessizliğim yüreğim yanar ciğerim sökülür de!
Nereyedir bu koşuşum ne yol ne yordam bilemezken hele bir de…?”
Dedi “ O , iki gözün bir Öz’ün.
Dağlanan yüreğin,nefesi tükenmiş ciğerin…
Lâkin , AŞK ile sözüm sana,eyi dinleyesin :
Kuşandığın pusatın ucu,gözü’n yaşına bakmadan nefsine zulüm ile saplansa da ,
İçinden ettiğin,dağı taşı delen nârâlarında bir yudum derman , bir dirhem mecalin kalmasa da ,
Yol’a koyulunca bakmayasın sakın OL’a ardına.
Bilinmeyeni bilebilmek ;
Bir adım uğruna BİN kere “ölebilmek” davasına,
Ne Ulu ne Yüce minnettir ki O-O-O !!!
Yol’u Yolcu’ya kavuşturana Şükürler,
ŞÜKÜRLER OL’a !”
Melis Gebedek
27.07.2024
17:03



