
SERVET
İlm-i Hakk’a vasıl olamayan,
Gayrı çaresini dermanında arayan Yolcu’ya Yoldaş bu Gül çehren,
Hele ki adımlarından perişân, biçare;
Bahçe’n toprağına ant içmiş bu Yol OL’muşa AŞK eyler senin müjden.
Bir Gül’ün var ki bin ömre bedel.
Bir yaprağı bin cenkin pusadını sulamış da
İmdi bana da OL’muş yaşam vaadeden bir EL.
Suyu toprağa karışan, toprağı göğe uzanan;
Nice gelmiş geçmişe öğüt OL’an bu Cennet,
Ant içmiş bu Yol OL’muşa AŞK eyler ve nefesime ekler yüce müsaaden ile müddet.
Bir fidanın var ki bin ömre bedel.
Bir dalı bin cihana hükmetmiş de
İmdi bana da OL’muş gözüme gönül indiren bir emel.
Kapı’n önünden gelmiş geçmiş nice sefere imkân OL’muş bu Cennet,
Ant içmiş bu Yol OL’muşa AŞK eyler ve yüreğime sancak OL’ur da konar, dersin yüce bir servet!
Sulanır da sulanır yüreğim sancısı,
Akar da akar toprağından oluk oluk merhamet!
Melis Gebedek
21.08.2024
13:46



