
GÜNEŞİN KIZI HOŞGELDİN!
Bir şehir var ayaklarımın altında,
Her şeyin mümkün olduğu Altından örülmüş tacı…
Ufuk çizgisi belirmiş her şeyden daha yakın, Gökkuşağı sakinleri her gün Güneş’i selamlamakta, yürekleri aynı Atımda ve AN-da buluşurmuş…
Bütün Güneşler sıraya dizilir, karanlık buraya hiç uğramazmış…
Her Güneşin kendi tınısı, kendi melodisi varmış….
Altın renginde akan sütten ırmakları,
Toprağında yetişen ve yaşayan her canlı “Aşk” diye her gün yeniden Evrenin yeni şarkısını tüm Kainata duyurmak için Yunus ve Ejderlerle haber gönderirmiş!
Bilinmeyen bir zamanda, tacın sahibi her şeyden feragat etmiş ve Altından kanatlarını açıp perdenin arkasındakini daha derinden keşfetmek istediğini anlamış ve evim dediği yerden ayrılmış…
” Ben gerçekten Özgür isem bu hüzün ve keder nedir? ” diye yüzyıllarca kalbinin aktığı ve attığı yönü bulmak istemiş…
Zamanla baktığını görmüş, gördüğünü bilmiş, bildiğini de aslında hiç bilmediğini anlamış!
BİR-den başka her şey ve hiçbir şeye sahip olmadığını anlamış…
” Artık geri dönebilirim ve sessizlik içinde haykırarak Gerçek Özgürlüğü anlatabilirim ” demiş…
Altın şehrin semalarına yaklaştığında yüreğini bir heyecan kaplamış ve bu defa ” Ben Benim, BİZ ve BİR’in Aşkı için USANMADAN yüreğimi ortaya koyup Ant içiyorum ” demiş!
Artık yalnız olmadığını anlamıştı…
Yanında en büyük yoldaşları vardı; Aidiyeti, İnancı ve Teslimiyeti…
Yüksek Aşk ve Yüksek Merhamet tek gerçek kılavuzu olmuş!
Anladı ki her şey daha yeni başlıyordu…
Ve şehrin kapılarına yaklaştığında şu sözler kulaklarında çınladı;
” GÜNEŞİN KIZI HOŞGELDİN!
Ne mutlu Sizler için, ne mutlu Bizler için…
Dileğin kabul edildi, yerine getirildi!
Sana selam olsun!
Dünümüz, Bugünümüz ve Yarınlarımız Bir OLDU ve hepsi Senin OLSUN!
Sevgili Sofia’nın da sana selamı var!
Beyaz güvercin her yere haber salsın!
Ne mutlu Kadimler için, ne büyük mutluluk Zamansızlık ve Uyanmışlar için! ”
11.10.2024
16:46
Katayoun Zamani Yurdaer



