
GÖNÜLLERİN EFENDİSİ
Dağın, Taşın merhemi OL’muşsun, görüyor musun nasıl da heyecanlanıyorlar Sana açıldıklarında gözleri?
Çayır, çimen çiğ tutmaz OL’muş, üşütmüyor artık Onları sabah ayazının o soğuk, buz tutan iklimleri…
SEN, hangi yöreden seslenirsen seslen, sesinin yankıları Tüm Alan ve Zamanın sınırlarından kurtulmuş, Özgürce yankılanıyor ışıltının Altın Öz’leri…
Oturup bir seyre dalsam diyorum dilegetirdikleri Sana OL’an hayranlıklarını ve sanki sonsuzluğa uzanan minnetlerini,
Kalbim dinlese AŞK’larını haykıran eşsiz bahar rüzgarlarının, yüzyıllar öncesinden bugüne dek söyledikleri sessiz melodilerini…
Ne BİN’lerce yağmur zerreciği ne de bembeyaz kar tanelerinin izahı yeter Sen’i anlatmaya.
Sen, hem bir Bahar Güneş’i, hem de bir Kış Masalı’nın yürekleri yalnızlıktan kurtaran ve sonsuzlukta parlayan feneri;
Sen, Yol’a koyulmuşların ve dahi Yol’unu arayanların Gönüllerinin Yüce Efendisi!
Melis Gebedek
12.01.2025
18:00



