
YILDIZ MAKAMI
Ömrümün amansız Bahar’larından bir sümbül geçiyor ve geçmekte.
Geleceğe konduracağı Bir Buse- ezgisi, EL’lerinin Sevda makamından…
Hangi sazın teli çalabilirse çalsın,
Hodri Meydan!
Hangi mısralar seslenebilirse seslensin, gelmiş geçmişler Yol’a çıkmışlara EL veriyor,
Her biri nefes alıyor Toprağı’n ecdadından…
Çiçeklerin, Aşk’ına susuzlukları ile ve hasret ile mühürlenmiş de, seslerini bir Yağmur tanecikleri işitmekte.
Sessizlik O’nların kalbinde yanmakta bir çığ gibi feryadından…
Şimdi bir damla görünce Gönülleri Şenlikle gürlemekte, Yürekleri bir damla umut filizleri ile nemlenmekte – Hoş Koku’nun Ta Sarı Topraklar’dan gönderdiği Cennet Kokundan…
Ezgisi Ruhuma işlemiş, dokunmuş hüznüme, gün görmeyen sümbülüme bahşettiğin koskoca bir Devran,
Bir yudum nefes uğruna Ateş’e attığım Ömrüm viran OL’muş, Göklerden yağdıracağın Sudan başka Yok ki benim Derdime Derman…
Ömrümün amansız Bahar’larından bir Gül geçiyor ve geçmekte.
Gönlüme konduracağı bir Buse- Ezgisi, Gözlerinin Yıldız Makamından…
Melis Gebedek
05.05.2025
12:30
Hocam için…



