
Gümüşi kız, An’dan az önce kulağıma: ” Her daim – Kainatın özgürce raks eden Gökkuşağı eteklerinde buluşalım seninle! ” diye fısıldadı…
Altından pusulam bende var oldukça – birbirimizi ASLA unutmaz, meğer her bir veda yeniden tanışmanın ufkundaki gün doğumunun bize şefkat dolu Selâmının Işınlarında saklıymış!
Sevdanın Altın Gelinliği; sınırlar olmadan üstümüzü örte dursun, sen ve ben kalpten kalbe akalım Can’ın BİR olduğu tüm rüyaların desenlerinde…
Sana göre kimdir bizi kavuşturan? Kimdir nefesimi nefesinle tanıştıran?…
Kader desem de yetmez bilirim… Yoksa İlhamın en Yüce mertebesinde bizi yaratan incilerin Sahibi midir gözlerimi gözlerine değdiren?
Ben buna “Sihir” diyorum, Sen ise “Aşk”!
Ay’ın ve Güneşlerin tantrik dansını seyre dalmışken; hoş kokulu bir meltem esintisine vuruldum…
Alfa ve Omega’nın Kristalin Gül Bahçesinden sana seslendim! Sen de merhametin yaldızlı ormanlarının yıldız tozlarında yıkadın beni ve “Beyaz Güvercin’in Evi neredeyse senin de Yuvan orası” diye fısıldadın… ve bir sembol armağan ettin!
Fark ettin mi hiç bilmiyorum ama Evrenin okyanusları narin tenine dokunmak ve tüm yorgunluğunu almak için tatlı bir telaşla yarışır olmuşlar…
Yolunu gözler, onları ziyaret etmen için yolunda türkülerle seni çağırırlar…
Ben de daha şimdiden senin doğduğun ve baktığın yerden yıldızları parlatıyorum ki; rüyamızı yeni esanslarla donatıp taçlandıralım!
Kalbimin ilk ve tek sonsuz atımını Güneşlerde saklıyorum ki; Güneşlerin ismini beraber haykırıp sihirli notalarda kavuşalım!
Senin ve benim sesimle her şeyi “Baştan Yaratalım!”
Kendine iyi bak Sevdam! Kendine iyi bak Aşk!
Seni Seviyorum…
17.09.2026
18:58
Katayoun Zamani Yurdaer



