
Sen Güneş’in ömrüme çalmış yeşillerinin arasından diyar diyar seslenen bir çalımla,
Hoş kokun suyun berrak tınısına yaslanmış – binbir renkten OL’uşan, kuşaktan kuşağa aktarılan Hâkime bir tavırla,
Kristallerle yüklü bu mavi kubbenin üstünde ve dahi altında Sen!
Gökyüzünün OL’uşum temellerindeki yeminlerinin mühründe yankılanıyor bu Gezegen.
Hangi Güzelliklerden geldin Ah bir Bilebilsem…
Sen Toprağın kokusunu, Sen Güneş’in dokusunu Gönüllere Adeta bir mucize gibi Yediveren…
En Yüce Gönüllerde sana söylenen Sevda Yeminlerinden, özlemi hasretine kavuşmuş, Ateşi Yüreğine vurmuş uyanık nesillere bir damla teselli dilesen…
Yüzün suyu hürmetine akan nehirlerin hoş edası, Şimdi senin toprağından rüzgarına karışmış da esiyor sen ne söylersen…
Sen hangi Gök’lerin,hangi Tahtlarına çiçek dermiş BİNBİR Kudretli;
Sen ki TEK ve BİR sözü ile Yer ve Dahi Gökleri,
Gökkuşağı’nın Yedi renginde ve kudretinden sual olunmayan Ahenk ile Mühürleyen-
Sonsuz Hikmetli!
Melis Gebedek
14.09.2026 23:43



