
TEBLİĞLER
BEYNİN SIRRI YA DA BİLİNCİN SİMYASI – BÖLÜM 1
Daha önceki yazılarımda belirttiğim gibi birçok bilim adamının yaptığı keşifleri özet ve kanıt halinde sunan Rusya Bilim Akademisi akademisyeni Mironova’nın vurguladığı önemli konularla devam ediyorum.
Beyni konuşurken; bizler aslında kendimizi – insanın bilinci ve aklını konuşuyoruz. Sentrozom ile başlayalım. Bu sır, 130 yıldır hala tam olarak keşfedilemedi, sonuna kadar anlaşılamadı.
Sentrozom – hücrenin geometrik merkezinde küçük bir noktadır. Hücre bölünmesi esnasında kromozomları kutuplara doğru ayrıştırır. Ve Yüksek plandan bölünmenin ayarlanması için sinyalleri alacak bir “anten” salınımı yapar ve tüm tezahürü izler. Sentrozom bir anahtar yapıdır, hücrenin maestrosudur. Sentrozomun işlevlerinin bozulması, organizmanın gelişiminde anomalilere sebep olmaktadır.
Neden Sentrozom vücut için bu kadar önemlidir? Çünkü o – hücrenin BEYNİ’dir: genetik şifreleri. Sentrozom, beyin korteksi ile sıkı bir bağ içindedir. Lazer ışını ile etki edildiğinde, o ölmektedir ve onunla beraber bedeni form eden beden hücreleri de ölmektedir. Ancak, Sentrozomun kendisi canlı lazerdir. DNA’nın ışıldaması onun sayesindedir. Kan ile beraber çalışarak o, hücrelerin kendini yenilemesi ve gençleşmesi sürecini başlatıyor. Günümüzde bu süreçler birçok insanda aniden beliriyor. Bu artık gezegensel seviyede doğal olarak gerçekleşiyor.
Sentrozomun kaynaklarını derin geçmişte bulabiliriz. Onun sırrı, kalıtımın aktarılması ile ilgilidir. Sentrozom, ateşli (çok boyutlu) genetik potansiyeli depolar ve muhafaza eder.
(Kadim kaynaklarda o – Ateşin Ruhu – LHA olarak geçer. LHA – İnsanlığın Tanrısal Öğretmenleridir. Onlar, bizim ırkımızda tamamı bedenlenmiş durumdadır…)
Kendi zamanında Lui Paster, canlı maddenin ana özelliklerini belirlemişti – bu DNA’nın nükleik asit moleküllerinin sadece sağ bükümüdür ve proteinler için sadece sol bükümüdür. Bu prensibin her yerde uygulanması, onu yaşamın ana belirtisi olarak kabul ettiler. DNA bir sarmal üzerine sarmal sarıyor. Bu, yüksek derecede evrimsel muhafazakarlığa sahip bir proteindir… Onun tüm yapıları hayatta kalabilmeyi hedefler ve bu yüzden yaşam, matris kopyalamasıdır ve sol formların kopyalarının çoğaltma mekanizması ile kendi kendine montajı gerçekleştirmektedir.
Ve 2000 yılına kadar böyleydi.
Devam edecek…
Tebliğ Alan: Zehra Usanmaz
2020



