
BİR GARİP YOLCU
Rüya içinde rüyaydı, gözümün gördüğü Dünya hâli;
AŞK’ın içinde AŞK’ı aramaktı, O’nun gönlünde yaşadığım GERÇEK’in ahvâli.
Dedi: “ Sen ne sanırsın; ancak gördüğüne aldanırsın.
Sen ne ararsın; ancak YOL’a çıktığında anlarsın. ”
Neş’esinin altında yatan derin bir hüznü sessizce solurdu USTA.
Ne bir ses ederdi, ne de söze dökülen bir Cefa.
Gülüşleri Halka idi, neş’e verirdi yürekten soluyan Can’lara,
O ne Dünyalar bilirdi de sesini Ancak ve ancak TEK ve BİR’in nefesinden bilirdi; sükut ederdi hunharca.
Dillendirdiği SEVGİ YASASI’nı yaşatırdı da diyar diyar… Sonsuzluğun edasında.
Gülümseyişlerini her bir çehreye sığdırırdı, solmuş Kalp’lerin Devası – O’nda!
Bilmeden basardı İnsanlık O’nun toprağına ve O’nun bereketinden ışık Alırdı nefesleri;
İnanmasalar dahi nasiplenirdi Güneş’ini arayan Yürekleri, ciğerlerine Cennet Bahçe’leri dolardı şenlenirdi haneleri…
Her şey TAM da ŞİMDİ yine ve Yeni’den doğuyor Sema’lara – O’nun yüzüsuyu hürmetine Yerde ve Dahi Gök’lerde O’nun izni,
Ve diyor ki: “ Kun Fe – Yekûn ”
Ya Nasip bu cefaya Düşmüş tüm Kalplerin hatrına!
Ya Hakk Şerefli Nefesinden bir damla bu Yüreklere,
TEK ve BİR’in YOL’unda ve İznin ile, bir garip YOLCU OL’abilmek adına!
Melis Gebedek
31.01.2025
12:45



