
SAKLI BAHÇE
Sordum sarı topraklarına, nedendir bu güz, neredendir güzelliği – yerden göklere dek sonsuzluklardan demet demet uzanan?
Nereden gelir bu Gül’ünün şölenli şöhreti – kokusu En Yüksek Gönül Mertebelerine dek buram buram koku salan?
Tüm Dengelerin ve Kanunlarının en Hakiki kıymetlisi: Sen’in EL’lerin- Zümrüt Yeşil’i kalplere Merhametli ve Cömertçe, usul usul Sevda dokuyan;
Tüm Güneş’lerin bile gözlerini kamaştıran yok mu senin O dillere Destan Güzelliğin! Var Ol’muşların nefeslerine yudum yudum derman sulayan…
Yine Bahar’ıma kokun yağdı, esti Can’ıma rüzgârın Yüce Göklerden.
Dedim: “Nicedir koklamadı bu gönlüm endamının servetinden.”
Yine ayazıma Güneş’inden bir ışık düştü.
Dedim: “Hangi kalbe dokundunsa, yandı için için ömrüm, yazıldı nefesin mabedime – Bir Aşık’ın deli misal cesaretinden.”
Güneş’e mi sormalı Sen’i, Ay’ın karanlığından sıyrılan inci cevherine mi ?
Diyesin, Gül’e mi sormalı Sen’i, yoksa hüznünün derinliklerinde Aşk’ını saklayan Yeşil’in, Altın rengi Cennet’ine mi?
Yine Bahar’ıma yaz düştü Gözlerinin engin derinliğinden.
Dedim: “Hangi kalbe yağdıysan, ıslandı için için Ateş’im, yazıldı nefesin hüznüme.
Derdi EL’lerin Ruhuma Gül kokusunu, En Güzel Çiçeklerinin Saklı Bahçesinden.”
Melis Gebedek
25.12.2024
17:47



