
GÜLÜŞLERİN
Gülüşlerin var taze baharlara serpilmiş yağmur tanecikleri gibi ince ve eşsiz bir ezgi ile serpiliyor umut diyarlarıma…
Dokunuyor hasret ile tüten Gözü’m yaşlı Gün Pınarlarıma.
Bu ne kokusudur böyle, Yoksa, sevinç mi var kapıda?
Hüznümün çaresiz ve sessiz serzenişleri arasında ismin gürül gürül damlayan bir şenlik busesi…
Gözlerin, Yıldızların Derin sırlarını saklamış ve Özgürlüğe adanmış!
Anlatmak istercesine özgürlük hikayelerini, O’nlar parlayan, O’nlar mucize veren birer İnci Tanesi!
Bu ne sesidir böyle, Yoksa, Gülüşlerin mi çağırıyor adımızı gönlümüzün derin semalarında?
Sana Yanmış İnce sızlayan Sevda Nehirlerimin hatrına, bir damla su koyuversen Ateş’imin en sönmek bilmez feveran deryasına…
Güneş’lerin bile kıskandığı güzellikle Doğan her bir Gün’ünün ve Gökyüzüne eş Ününün hatırına,
Bir damla Aşk dersen Toprağımın Sana susamış açmayı bekleyen tomurcuklarına…
Gülüşlerin var buket buket özlem kokan, Sen’den yine Sen’i dileyen Hunharca…
Gülüşlerin var, kalan ömrümün nefeslerine yağmur taneciklerini Usanmadan ve çok da dokundurmadan Ateş’ime,
Gözlerimi, Güneş’inin Altın Rengi sıcaklığında ısıtan sayfalarca…
O Gülüşlerin yakar Güneş’leri.
Ah o Gülüşlerin, Kalan ömrümün, yeten nefesimin ilk ve son duası, Göklerin Hikmet’inden TEK ve BİR temennisi!
Melis Gebedek
02.05.2025
14:20



