
EVRİM YOLUNDAKİ ALANLAR
Piramitler, sizin değişik realitenizin tezahürüdür. Piramidin bilgisini- realitesini aşmak demek, onu o seviyede materyalize etmek demektir. Ne zaman bu gerçekleşir ?
Kozmik yasaların- o belli olan seviyesinin tümünü özümseyip, yasanın kendisi olmak- durumu gerçekleştiğinde, o realiteden madde boyutuna tezahürü gerçekleşir. Yani “TANRI” ile beraber yaratan olursunuz. Şu anki dünyaya bakınca, birçok insanın henüz yasaları anlamaya çalıştığını görürsünüz…Yasa olana kadar bazı evreleri sindirmek gerek. Yasalar dediğimizde, belli evrim seviye boyutlarının kurulumunun DÜZENİNDEN-NİZAMINDAN bahsediyorum. Bunlar başka bir TANRI (veya TANRILAR) tarafından uygulanmış olan ve maddenin formasyonunun tüm seviyelerinin hesaplanmış ve dengeli yansıması olarak belirlenmiş – DENGE SEVİYELERİDİR – oyun alanlarıdır. Bu oyuna giren varlık önce “oynamasını” öğrenir, sonra oyunu “anlamaya” başlar, sonra oyunu “bilmeye” başlar , sonra da “O oyun “ olur… ve artık O; Oyun’un içerisindeki “her şeyi bilme” olgusuna sahiptir ve orada daha fazla işi kalmamıştır.
Peki,bir sonraki evreye nasıl geçecektir? Her bir Evre’nin oluşumunda ilk önce –enerjisel alanı oluşturulur. Buna “PİRAMİT” alanı deriz. Evrimleşmiş olan ve bir sonraki seviyeye çıkacak olan Varlık / İnsan, önce o seviyenin enerjilerini hazırlamaya başlar, bunu bilinçsiz yapar-önce içgüdüsel ve bunu bilinç dışı ile yönetir-bağlantı başlamıştır. Yani varlık, enerjisel Piramidini kurmayı düşünmeye başlar. Ancak tek başına o – piramidi kuramayacağını da bilinç dışı kendisine bildirir ve piramidi kuracak gruplar oluşur. Piramidi – benzer titreşim seviyesindeki diğer insanlarla kurmaya başlar, sonraki hedefi de – Piramidin materyalizasyonu olarak tayin ederler. Materyalizasyon aşaması, oyuna girme aşamasıdır. Artık “Varlık” kendi oyununu kurmuştur ve ister o oyunun içine girer, isterse başkalarına bırakır. Kendi oyununun içinde bir müddet veya sürekli “DÜZEN KURUCU” veya “YASA KURUCU” olarak görev yapabilir. Piramitlerin belli enerjisel RENKLERİ sadece o tezahür gurubunun form etmeye çalıştığı enerjinin rengidir. Renklerin belli titreşim taşıdığını zaten biliyorsunuz. Bildiğiniz evrende bu renkler sizin anladığınız anlamda – sonsuz ve sınırsızdır. O yüzden kendinizi piramit renkleri ile fazla hırpalamayın. Hangi piramit rengi ile çalışılacağını-varlığın ÖZ’ü seçer, o rengin titreşimini tamamlıyordur. Yani, bazen bir grupla belli bir renk çalışırsınız, sonra da başka bir grupla başka bir renk titreşimini tamamlarsınız. Hepsi doğrudur! Piramitler kişilerin hazırlık ve beklenti seviyelerine göre çalışılır, saygıdeğer bir eylemdir, çünkü; Eter/Enerjisel seviyeye geldiğinde kişi/kişiler , Yaratıcıyı idrak etmeye başlamıştır. Ancak tehlikeli bir konum mevcuttur- Yaratıcının esintilerini almaya başlayan Varlık, o boyutun son Evrim seviyesindedir ancak bu seviye içerisindeki ilk basamaklardadır. Gitmesi gereken daha çok yolu vardır…taaa ki sonsuz olduğunu idrak edene kadar.
Kişi/kişilerde EGO kalıpları had safhaya tetiklenir çünkü “YARATICI” olduğunu “SANMAYA” başlar. İşte bu seviyeden geri dönüşler de başlar, çünkü hâlâ Karma seviyesindedir… ama özgür irade ve özgür seçim…
Kişi ne kadar çok Evrimleştiyse, o kadar az beklentisi vardır demiştik. Aslında beklentisi çoğalmıştır ama artık daha yüksek seviyelerin beklentisini hisseder ve yaşar. Bulunduğu seviyeyi “SESSİZCE” bitirmeyi bekler. Sadece görevlerini çalışır. Bulunduğu seviyeyi idrak etmiş ve o seviyenin tüm derslerini almıştır, artık oradan başka şey beklemez- sadece “VERME” aşamasına girmiştir. O kişi artık Tanrı ve Ötesine göz dikmiştir.
Kaosun pik evresinde her şey iç içe ve karmaşıktır.
Bu ne demek? – Kaos, yakında bir sonraki seviyenin dengesine dönüştürülecek demek. Ancak siz o bir sonraki seviyenin dengesini hissetmediyseniz, o Kaosun içinde dolaşıp durursunuz, yanıp tutuşursunuz… Kaosun hemen yakınında – bir zar kadar ötesinde denge başlar, bir sonraki seviyenin başlangıcıdır; yasaları, nizamı ve düzeni farklıdır, oyunu farklıdır. Varlıkların en çok illüzyonları bu noktada gerçekleşir. Yollarını bulamazlar. Yolu bulmak için bilgiye, bilginin tezahürü için de bilgeliğe ihtiyaçları vardır. O kaynak bilgilerinin yorumu da bazen onları taşıyacak yorum olmaz… Buradaki tek KURTULUŞ – akılları boş, zihinleri dingin, iradesi ile egosuna hâkim olarak beklemektir. Sadece beklemek. O zaman yukarıdaki – zarın ötesindeki tarafta bulunan “SİZ” den yönlendirme başlar.
KAOS VE DENGEYİ konuşalım biraz çünkü bu – şu anki çıkmazınız…Her ikisi de gereklidir. Her boyut seviyesinde ilk başta DENGE vardır, Evrim ortalarına gelindiğinde KAOS’UN tetiklemesi başlar, madde ile oynadıkça insan, onun bilgisini alır, aldıkça da bilinç dışı devreye geçer ve HATIRLAMAYA başlar…Hatırlama olgusu insanda “DEĞİŞTİRME” gerekliliğini tetikler. Bu yüzden dünyanızda “DEĞİŞİM” yolunda o kadar çok varlık var. Bu, onların Evrim basamaklarında kutbiyette olduklarını gösterir. “DEĞİŞİM” arzusu daha sonra “ÖZGÜRLÜK” arzusunu tetikler. Bu yüzdendir ki; gezegeninizde “ÖZGÜRLÜK” yolunda bu kadar çok insan var. İnsanların temel yönlendirmelerini takip ederseniz, onların hangi seviyede olduklarını anlayabilirsiniz. İçsel olarak tetiklendikleri “ÖZGÜRLÜĞÜN” aslında gerçek değil-bir illüzyon olduğunu anladıklarında….buraya-perdenin ötesine ait olmadıklarını idrak ederler….İşte o zaman dinginlik-sessizlik-bir sonraki evrenin dengesini içsel olarak yaşamaya başlarlar ve … GERÇEK yolculuk başlar…ve bu da bir sonraki seviyedir. O seviyede de birçok NİZAM-DÜZEN-YASALARI doğrultusunda birçok deneyim ve sonuç tecrübe edilir…ve böyle…bildiğiniz tabir ile – SONSUZA kadar.
Şu anda bir sonraki seviyenin geçiş kapısı – OMEGA kapısı açılmıştır…ne mutlu girenlere.
KIZIL EJDER / ARDAL DÜZEN KURUCU 9. SEVİYE
Zehra Usanmaz



