
TEBLİĞLER
AKTİF ZEKİ ŞUUR
Yaratılış eylemi, aktif eylem olduğundan duran ilksel kaynağın imajinasyonu başladığında Zeki Şuur aktif hale gelir ve imajine edilen her şeyin içine sızmaya başlar. İmajinasyon – Zeki Şuur taşıyacak olan varlıklar için makro çapta ancak Zeki Şuurun kendisi için Mikro Çapta başlar. Düşünce ve imajinasyon eyleminin sonucunda holografik illüzyon yaratımlar gerçekleşir. Küresel uzay/zaman her ne kadar lineer olgusu taşımasa da yapısı itibarı ile çok değişken ve yine de aşındırıcıdır/ölçülebilir özellikler taşır. Hologram içerisinde görünen her bir unsur zeki şuurun imajinatif etkisinin “eylemini” taşır. Sürecin yine de başlangıcı mevcuttur.Her ne kadar dönüşerek giden bir sonsuzlukta varlığı mutlak olsa da, elbette ki bu şekli ile sonu olacaktır.
Zeki Şuur – Aktif düşünce eylemidir – yarattığı hologramı genişletirken, kendini (düşünce imjinasyonunu) bölmeye başlar. Bu bölünen parçalar sürekli ana Şuura bağlı olduğundan, her zaman gerçekleştirdikleri illüzyonun bilgisi ana Zeki Şuur kaydına aktarılır.
İlksel Zekadan – eylemsizlikten imajinasyon durumuna adım atmış olan Zeki Şuurun kendinden böldüğü ve eyleme ( düşünce ve imajinasyon) soktuğu parçaları makrodan mikroya doğru holografik yaratıma başlar ve sonra da mikronun içinden yine makro ile birleşir. Neticede eylemde yine kendi prototipini (benzerini) gerçekleştirir. Ne kadar çok bölünürse Zeki Şuurun parçaları, ilksel düşünce ve imajinasyon bir eylemin parçası olarak kalır ve ana Şuur bilgisini özünde taşır (DNA kodunda). Ancak çok değişken aşamaları deneyimledikten sonra tüm evreleri ile tekrar bağlanır ve bütünleşerek deneyim geçirdiği holografik yapının başka kademelerine sıçrar.
Zeki Şuurun imajinasyonu o kadar yoğundur ki,kendinden koparak o holografik imgelemeye girmiş olan parçalarına sanki değişik seviyelerde gerçek madde formasyonu taşıyormuş gibi bir yapı yansıtır. Onlar gerçek Şuurun farkında bile değildirler. Ancak gerçek Şuuru keşfedipte farkına vardıklarında – Yuvaya Dönüş başlar … daha önce sürekli tosladıkları duvarların hologram olan sanal duvarlar olduğunu – aslında gerçekte öyle bir yapının olmadığını idrak edeler…ve Zeki Şuurun her bir parçası ile birleşmeye çalışırlar. …Hala bireysellik mevcuttur. Bu durumda idrakın tam olmadığı açıktır. Bunun sebebi; Aktif Zeka o kadar derin bir imajinasyona girmiş ve o kadar büyük bir manyetizma gerçekleştirmiştir ki, o manyetizmanın içerisindeki kendi imajine ettiği sınırların dahilinde kendi parçalarını isteyerek holografik eyleme sokmuş ve sadece beklemektedir.
Bütün bu Yaratılış yapısı bilgileri, değişik Işık Tarikatları tarafından değişik enerjisel zemin üzerinden zaten verilmişti ve bazılarınız bunları gayet iyi bilmektedir.
Zeki Şuurun imajine ettiği değişik form illüzyon yapıları mevcuttur – örneğin holografik olarak form ettiği Kozmosun madde olarak gördüğünüz yapısı ve kendi içinde form ettiği yapılar – insan ve insansı formların evriminin değişik kademeleri. Ancak bu sadece insan ve insansı varlıklar olarak algılanmasın. Başka formda eylemde olan zeki şuur yapıları da mevcuttur.
Zeki Şuur, düşüncesi neticesinde eyleme geçen imajinasyon manyetizması içerisinde imajine edilen yapılardan hangisi parçalarını toplar ve Zeki Şuuru hatırlarsa, o hatırlanan ve deneyimi/eylemi bilinen olur ve Zeki Şuurun “düşüncesine/imajinasyonuna” katkıda bulunur. Bir sonraki kaynak düşünce formu Zeki Şuurun almış olduğu bu katkıları ile başka holografik Evren oluşturma imajinasyonu eylemi olur ki; o da eylem gerçekleştirmiş olan temel evren yapısından tamamen farklıdır. Yani – Zeki Şuur varlığını idrak edip düşük frekanslı holografik manyetik alanlarından parçacıklarını da toplayarak çıkabilen zeka formcuğu kaynağa geri dönebilir ve kendi illüzyon gerçeğine O ana şuuru dahil eder ki bir sonraki yaratım/imajinasyon daha farklı temeller üzerine gerçekleşebilsin.
Her ne kadar kaba form ve yoğun manyetik alanları mevcut olsa da – Zeki Şuur taşıyan her bir varlık, bu formdan sadece hatırlayarak ve imajinasyon ile sınırları değiştirerek çıkabilir (çünkü artık aslında bir sınır olmadığını idrak etmiştir). Hatırlayabilmesi de kadim hafızaya bağlanmak – hücresel hafızanın enformasyon alanına girmek ile gerçekleşebilir.
Aktif Zeki Şuur – “Yaratılmış olandır” . Düşünce başlamış ve imajinasyon ile eyleme geçmiştir. Bundan sonrasının yaratıcısı – O’dur. Makrodan Mikroya eylem başlar. Bu süreçte kademeli olarak “yukarıdan aşağıya” eylem başlar – frekans yüksekten düşüğe doğru kademeli olarak düşer. Her bir üst kademe bir alt kademeyi ve daha da aşağıya düşüldüğünde tüm alt kademeleri yönetir, çünkü frekans itibarı ile daha yüksek titreşir ve illüzyonun daha sığ bölgesinde bulunmaktadır. Böylece Tanrılar mekanizması belirmiştir ve de doğrudur. Ancak Zeki Şuura bağlanıpta manyetizmayı aştığınızda – bireysel manyetizmanızı Zeki Şuur manyetik alanı üzerinden eyleme geçirdiğinizde – kendinizin aslında Tanrı olduğunuzu görürsünüz !
İnsanlar ölümsüz Tanrılardır …. Tanrılar ise bir zamanlar ölümlü olan insanlardır !
Sırlar Okulu
Altın Işık Şehri – MAAT
5.04.2015 , İzmir
Zehra Usanmaz



