
SES VE FREKANSIN GÜCÜ – Evrenin Görünmeyen Ritmi
Evrenin tüm sırlarını anlamaya çalışırken, genellikle gözle görülene odaklanırız. Oysa görünmeyen, hissedilen, titreşen bir gerçeklik daha vardır: “SES ve FREKANS”. Antik uygarlıkların kutsal alanlarında yankılanan mantralar, doğada duyduğumuz kuş cıvıltıları, kalbimizin ritmi… Tüm bu sesler aslında yaşamın içinde sürekli akan frekansların birer tezahürüdür.
SES ve FREKANS NEDİR?
SES, maddenin titreşiminden doğan bir enerji biçimidir. Bir nesne titreştiğinde, çevresindeki hava moleküllerini hareket ettirir ve bu titreşim dalgalar halinde kulağımıza ulaşır. Bu dalgaların saniyedeki TİTREŞİM sayısına “FREKANS” denir. Bu frekans birim olarak Hertz (Hz) ile ifade edilir. Bir kaynaktan bir saniyede üretilen dalga sayısı ne kadar fazla ise sesin frekansı o kadar büyük olur.
Bir cisim ne kadar hızlı titreşirse o kadar yüksek frekanslı ses üretir.İnsan kulağı yaklaşık 20 Hz ile 20.000 Hz arasındaki frekansları algılayabilir. Ancak işitilemeyen frekanslar da bedenimiz ve çevremiz üzerinde derin etkiler yaratır. 20 Hz altındaki sesleriduymasak bile titreşim olarak hissedebiliriz. 20 bin Hz yani 20 kHz üzerindeki sesler ise duyma kaybına neden olabilir. Yaşı belli birolgunlukta olanlarımız günlük TV yayını başlamadan önce ekranaverilen yuvarlak test resmi ve ona eşlik eden sesi hatırlayacaklardır. Bu da 1kHz frekansıdır.
Tabiattaki bütün sistemlerin sahip olduğu bir tabii frekansı vardır. Bu sisteme dışarıdan herhangi bir titreşim verilirse, verilentitreşimin frekansı tabii frekansa eşit olduğunda rezonans denenhadise meydana gelir.
Örneğin sivrisinek saniyede 600 defa kanat çırpar. Kuşlar ise saniyede 5 kanat çırpar. Sizce hangi canlının çıkardığı ses daha yüksek frekanslı olur? Tabi ki saniyede daha fazla ses çıkarak sivri sineğin ses frekansı daha fazladır.
Ses ve Terapi
Ses ve frekans, beden-zihin-ruh dengesinde anahtar bir rol oynar. Tarihsel bağlamda antik uygarlıklarda sesin ve frekansın kullanımı bir çok yerde karşımıza çıkmıştır. Mısır, maya ve dünyadaki diğer birçok antik tapınakta bulunan hiyerogliflerde semboller ile ses terapi seansları yapıldığı aktarılmıştır. Günümüzde ise mantralar, sesfrekansları ve tibet çanakları gibi bir çok yöntem hala şifa seanslarında kullanılmaktadır.
Evrendeki canlı ve cansız olan her şey titreşir ve bu titreşimlermaddeye özgü bir frekans oluşturur, bu frekans da enerjininsinyalidir. Şimdi beraber her şeyi kapsayan ve önemi bu denli büyükolan enerji için dünyaca ünlü bilim insanlarının sözlerini inceleyelim;
Vücudumuzdaki organların her birinin ayrı bir frekansı vardır:
Evet, vücudumuzdaki her organın, hücrenin ve sistemin kendineözgü bir titreşim (frekans) aralığı olduğu bilimsel ve spiritüelyaklaşımlarla desteklenen bir görüştür. Bu fikir, hem modern bilimde kuantum biyoloji ve biyorezonans gibi alanlarda hem de eski şifa sistemlerinde (örneğin Çin tıbbı, Ayurveda) önemli bir yertutar.
Her organın hücresel düzeyde elektriksel bir aktivitesi vardır ve bu aktivite belirli frekanslarla (Hz – Hertz cinsinden) ölçülebilir. Bu frekanslar genellikle elektromanyetik alan ölçümleri, biyorezonanscihazları ya da araştırmalarla elde edilen tahmini aralıklardır. Tıbbiteşhis aracı değildir ama tamamlayıcı tıpta kullanılır. İşte bazı temel organların frekans aralıklarıyla ilgili genel bilgiler:
🎶 Organlara Özel Frekans Listesi ;
|
Organ / Sistem |
Frekans (Hz) |
Açıklama / Etki Alanı |
|
Beyin (Tüm bölgeler) |
72 – 90 Hz |
Zihin açıklığı, bilinç, hafıza |
|
Pineal Bez (Epifiz) |
963 Hz |
Spiritüel bağlantı, üçüncü göz aktivasyonu |
|
Hipofiz Bezi |
852 Hz |
Sezgi, içsel bilgelik, çakra dengeleme |
|
Gözler |
95 Hz |
Görme, netlik, içsel görüş |
|
Kulaklar |
100 Hz |
İşitme, iletişim, içsel ses |
|
Boğaz (Tiroid + Gırtlak) |
741 Hz |
İfade, iletişim, özgürlük |
|
Kalp |
639 Hz |
Sevgi, şefkat, kalp açılımı |
|
Akciğerler |
220 Hz |
Nefes, yaşam enerjisi, duyguların boşaltımı |
|
Mide |
110 Hz |
Sindirim, kabul, hazmetme |
|
Karaciğer |
55 – 60 Hz |
Öfke, arınma, detoks |
|
Safra Kesesi |
164.3 Hz |
Karar verme, planlama, kontrol |
|
Dalak |
63 Hz |
Enerji üretimi, bağışıklık, denge |
|
Pankreas |
117.3 Hz |
Kan şekeri dengesi, özdeğer |
|
Böbrekler |
50 – 60 Hz |
Korku, güven, yaşam enerjisi |
|
Mesane |
352 Hz |
Arınma, bırakma, akış |
|
Rahim / Yumurtalıklar |
50 – 52 Hz |
Dişil enerji, yaratım gücü, doğurganlık |
|
Prostat |
118.3 Hz |
Erkeklik enerjisi, kök çakra |
|
Omurga / Sinir Sistemi |
432 Hz |
Evrensel denge, beden-zihin uyumu |
|
Bağışıklık Sistemi |
320 Hz |
Koruma, direnç, savunma |
|
Tüm Hücreler (genel) |
62 – 72 Hz |
Sağlıklı hücresel titreşim |
Frekansımız düşerse ne olur ?
Başkalarıyla kolay iletişim kuran kişiler frekansı yüksek bireylerolarak bilinmektedir. Şayet bir kişinin frekansı düşerse, diğerinsanlarla olan iletişimi zayıflarken aynı zamanda sağlık sorunlarıyaşamaya başlar. Bunun dışında enerjinin düşmesine ve işteverimliliğin azalmasına neden olur. Aslına bakıldığında bir kısırdöngü içerisine girilmektedir. Titreşim düşünce hastalanırsın, hastalanınca da frekans düşer.
Frekansla Şifa: Nasıl Etki Eder?
Uygulamalar
528 Hz frekansı tüm evrene şifa verecek kapasitede mucizevi titreşimlere sahiptir. DNA onarıcı gücü vardır. 396Hz korkulardan arınmamıza, 417Hz değişime ayak uydurmaya, 741Hz farkındalığınartmasına ve uyanışa geçmemize, 582Hz ruhumuzla bağlantıya geçmeye yarar. Organların bu özel frekanslara uyumlanmaları bazıöğretilerde sesle-frekansla-titreşimle şifa tonlamaları çalışmaları yaparak sağlanıyor. Bunların bazıları mantra tarzı uzun ve tüm içtenliğimizle çıkardığımız güçlü seslerdir. Duygularınız ve düşünceleriniz titreşimlerinizi gün boyu etkileyecek güce sahip. Korku ve korkunun türevleri olan endişe, kaygı, öfke gibi duygularla bir anda nefes alış verişiniz değişir ve tüm bedeniniz farklı bir frekansta titreşmeye başlar. Bunu organlar bazında incelerseniz, duygularınızla alakalı organın titreşimi bundan en çok nasibini alan yer olduğunu görürsünüz. Yani öfkelendiğiniz zaman bir anda karaciğerinizin ve safra kesenizin frekans ayarları şaşar. Endişe ve kaygılar mide asidinin tavan yapmasına yol açar. Neden? Çünkü frekansı değişmiştir. Ani üzüntü akciğerlerin, aşırı heyecan kalbin titreşimleriyle oynar.
Hücrelere mikroskop altında baktığınız o lise ve üniversite zamanlarını hatırlayın. Nasıl her birinin kalp gibi attığını, büyüyüp küçüldüğünü, yani titreştiğini… Hepsi sürekli ama sürekli titreşme halindedir. Kimisi bir diğerinden daha hızlı ya da daha yavaş titreşir ama bu titreşim mekanik yapı olan bedeni ayakta tutan tek şeydir. Herhangi bir şekilde bu titreşimlerde bir blokaj yaşandığında, hücreler atması gereken frekansta titreşemediğinde, o bölgede mekanizma meme yapar, su kaynatır, devri düşer ya da balataları yakarsınız. Ne zaman titreşimleri olması gereken frekansa geri çekersiniz, o zaman hastalık kalmaz.
Frekansımızı Korumak ;
Doğal ve sağlıklı beslenmek, doğada temiz havada bol bol yürüyüş yapmak, olumlu düşünmek, dua etmek, meditasyon yapmak ve çağımızın en büyük sorunlarından olan stresten uzak durmak frenkansımızı korumamıza ve yükseltmemize yardımcı olacaktır.
Bu yazımızda en sade şekli ile bahsettiğimiz frekans günümüzde birçok alanda kullanılmakta olan ve ileride tıp alanında da yaygın olarak kullanılacak önemli bir keşiftir. Tüm dünyada frekans bazında iyileşme hakkında araştırmalar devam etmekte ve uygulamalarda hızla artmaktadır.
Sonuç olarak her şey titreşimdir, hepimiz birer frekansız ve kendimizi yeniden programlayabiliriz. Sessizlik bile bir frekans içerir. Duyduklarınıza dikkat edin ; çünkü frekans, enerjidir. Enerji ise hayatı şekillendirir.



