
SİRİUS MİSYONU – CELSE 6’ dan
Plan: SİRİUS MİSYONU
Medyom: Ergün ARIKDAL
Hazır Bulunanlar: Mehmet SANCAR, Güven ERER, Ahmet HIZVEREN
M.S: Sizin bize vermek istediğiniz, esas itibariyle, elektronların tezahür şekilleridir. Beş duyumuzla ve yarım yamalak psişik güçlerimizle algılayabildiğimiz, canlı – cansız, soyut – somut, elektron tezahürleri ötesinde, bizi yukarılara itecek elektron tezahür şekilleri nelerdir? Bu konuda açıklamalar rica ediyoruz.
P: Her celsede sormuş olduğunuz sorular, pek dar kalıplar içinde kalmaktadır. Birçok şeylerin pratik tatbikatlarını benimseyen bir haliniz var.
Biz size, evrenin gerçek tohumu olan elektron hakkında, hemen hemen hiçbir şey anlatmadık. Bunun tezahür şeklini de, sizler, ancak bizim size verdiklerimizden sonra doğru dürüst tesbit edebilirsiniz.
Yaptığınız müşahedelerin sizlere sağladığı bilgiler, belli bir açıdan doğru olabilir. Bu da sizin anlayışınıza bağlıdır.
Yukarılara itilmek problemine gelince:
Evrende hiçbir sistem; belli bir bilgi birikimine gelmiş, bilgi tanecikleri bakımından kendi devresine ait yoğunluğu kazanmış bir varlık, ne yukarı itilir, ne de yukardan çekilir. Yani, sizin gelişme ve tekamül dediğiniz olgu, tamamen sizin cehdinize bağlı bir olgudur. Sizi yukarı itecek olan, sizin bilgi birikiminizdir. Bunu hassasiyetle terazileyip, bir nevi tersine ”K” sisteminden geçiyormuşcasına, sürekli yayın içinde bulunmanız, değişik fazlardaki tekamül kanallarına bağlanmanızı sağlar.
Size şunu tekrar ifade etmek istiyorum:
Tekamül, sadece tatbikatın verdiği yorgunluk, çile, ıstırap veya sevincinizin sonunda teşekkül etmez. Oktav mesafelerini katedebilmek için, bütün bunların en önünde, bilgi taneciklerinin kesafetini artırmak gerekir.
Şimdiye kadar zannedilmiştir ki; yapılan her türlü tecrübe, çekilen her ızdırap veya hayat tecrübesinin çeşitli bölümlerinden elde edilen duygusal izlenimler, tekamüle esas teşkil eder. Hayır! Tabiatınızda, tekamül nizamının gerçekleşmesi çok ağır olmaktadır. Tekamül nizamının gayet sert, öğütücü, ezici ve kırıcı yanları, hafifletici ve şefkatli yanlarından çok daha fazladır.
Istırabın menşei, bilgisizliktir. Hata, ıstırabı tevlit eder. Hatanın menşei de bilgisizliktir.
Evrenin ahlak prensiplerine uymanız, sizin ahlaksal yapınızın esasıdır. Bu, aynı zamanda evrensel ahenk bilgisinin, sizde, tohum halinde bulunan bilgi taneciklerinin faaliyete geçmesi ile olur.
Bu yüzden ahlak telakkileriniz, daima izafidir. Çünkü her varlıkta, evrensel ahenk prensiplerinin muhafaza edildiği bilgi tanecikleri, farklı gelişmede, neşvünemadadır.
———————————-0———————————–
M.S: Dünya oktavının alt seviyesi olan topraktan, üst seviyesi olan beşer bedenine kadar olanını izliyoruz. Buna karşılık, komşu gezegenlerin alt seviyesi olan toprağını müşahede edebildiğimiz halde; bir üstünü bile ( örneğin, en kaba bir organik yapıyı dahi ) gözleyemiyoruz.
Ayrıca, bizim oktavımızın üst dışındakiler ( K ) sistemiyle; alt dışındakiler ise; enerjetik güçlerini artırarak bizim oktavımıza girebildikleri halde, biz, ne üst, ne de alt oktavlara giremiyoruz. Bu konuda açıklama rica ediyoruz.
P: Bizim kurmak istediğimiz çatıda, sizin, planetler üzerindeki gözleminizin değeri çok azdır.
Kendi oktavınızın altında ve üstünde olan nizam ile irtibat kurmanız, çesitli yollarla olur. Fakat bunların en belli başlısı, her tarafta aynı derecede bulunabilen ”düşünce enerjisini” kullanmanızdır.
Düşünce enerjisi, sandığınız gibi, beyninizin ifrazı, beyin mekanizmasının içindeki elektrik sisteminin hasıl ettiği bir sonuç değildir.
Düşünce enerjisi, adeta bütün gezegenlerin etrafında mevcut olan atmosfer gibidir. Bu atmosferin içinde bulunmak tabiidir. Fakat ondan yararlanmak, onun geniş imkanlarından istifade ederek, daha fazla enerji tüketmek, sizin gelişmiş veye gelişecek durumunuza bağlıdır.
Şu anda biz de, sizler de, düşünce enerjisinin evrenselliğinden istifade ederek temas kuruyoruz birbirimizle. Yani, hususi bir tesire, bir bilgi akımına, bir elektron şarjına gerek yoktur.
———————————-0———————————–
SİRİUS MİSYONU – CELSE 6′ DAN…
17.06.1982



