TEBLİĞLER

SİRİUS MİSYONU – CELSE 4’ ten

Plan: SİRİUS MİSYONU

Medyom: Ergün ARIKDAL

Celsede Bulunanlar: Mehmet SANCAR, Güven ERER, Atilla ULTAV, M. ALİ USTA, Ahmet HIZVEREN

M.S. – Ruh bir elektronsa bizim basit fiziğimizdeki elektronla hiç mi ilgisi yoktur? Örneğin, bizim basit fiziğimizdeki elektron da enerji yüklü, fakat mahiyeti iyice anlaşılamayan elementer bir taneciktir. En basit element olan hidrojen atomu bir elektron bir proton birleşimidir. Diğer elementler de giderek çoğalan elektron, proton birleşimleridir. Yani maddesel yapının esasını da elektron oluşturduğuna göre, ruh karşılığı seçilen elektronla mahiyeti henüz tam bilinemeyen bizim elektronumuz arasında, temelde olsun, hiç mi benzerlik yoktur?

P.- Gösterdiğiniz bu incelik için teşekkür ederiz demek ki sizlerle bazı hususları daha açık bir şekilde konuşabileceğiz.

Kainat, bir mutlaklık arz edecek kadar sonsuzdur. Bunun içerisinde, belli sınırların  içerisine dağılmış alemleriniz vardır. Âlemlerinz, ihtiva ettikleri canlılık ile, evrenin amacına uygun faaliyet gösterirler. Her şeyde, evrene ait sonsuzluğu ihtiva eden elektron vardır. Dolayısıyla sizin, maddesel olarak vasıflandırırdığınız elektron ile; alemleri oluşturan, dolayısıyla kainatın iç bünyesini meydana getiren elektron arasında temelde hiçbir fark yoktur.

Her zaman kavramakta güçlük çekilen, enerjinin terakümüdür.  Güneşinizin enerji terakümü gezegeniniz üzerindeki hayatı meydana getirmiştir. Bizim enerji terakümümüz, sizin güneşinizle beraber 28 güneşi meydana getirmiştir.

Temelde, elektron olarak kainat, bir teklik içerisindedir.

Enerji yoğunlukları, belli bir kesit içerisinde kontrol edildiği vakit, en azından sizlerin kavrayabilmeniz için, iki tip elektronla karşılaşırız: bir maddenin, diğeri ruhun esasını teşkil ederler. Bunların, yekdiğerine etkileri daima mevcuttur, fakat bunların birbirine karışmaları söz konusu değildir.

Onları birbirinden ayrı olarak mütaala ediniz.

İnsan varlığının, özel bir durumu mevcuttur: sizlerin enerji terakümünüz, içinde bulunduğunuz maddesel boyutun enerji terakümünün 12 mislidir. Bu bakımdan, kendinizle ilgili olan her çalışmada, maddenin geliştirmiş olduğu enerji faaliyeti arttıkça, sizinle olan orantı nispeti de o derece artar. Yani siz, hiçbir zaman 12’de bir nispeti kaybetmezsiniz. Maddenin enerji terakümü arttıkça, yani ondaki elektronun içerdiği bilgi genişledikçe sizin 1/12 nispetindeki bir genişlemeniz söz konusudur.

Maddenin kesâfetindeki enerji, kesâfetindeki ziyadeleşme, artış, sizin 12 misli güçte olan enerjinizin bir kademe daha gelişmesini sağlar. Ve ruh varlığı dediğiniz yoğun enerjili elektron ; madde dediğiniz ruha nazaran 1/12 nispetinde yoğunlukta olan elektrona, sürekli olarak empüls yollar, tembihte bulunur. Böylece maddenin tekamülü sağlanmış olur.

Esasında maddenin tekamülü demek, onun elektronundaki bilginin genişlemesi demektir.

—————————————————————————————————————

P.– Elinizde mevcut, özellikle 3500 yıldan beri insanlara kendi kapasitelerine göre bilgi veren ve sizlerin mitolojide tanrılar olarak ifade etmiş olduğunuz ALFA tipi elektron enerjisi taşıyan varlıkların görevi bitmiştir. Onların sizlere bırakmış olduğu bilgi, sizlerin enerji yoğunluğunuzu artıracak düzeyde değildir.

Yeniçağ bilgisi, hiç şüphesiz olmasın ki, ALFA sınıfı bilgiyi tadil edecektir. Bu gerçekten sadece sizde olan bir değişim değildir. Planetinizin bütün noktalarında olan bir değişimin sonucu kendi sisteminize doğru yayılan sisteminizden size doğru dalga dalga gelen elektron oklarının nihayet düşük seviyeli enerji kalkanlarinı parçalayıp içeriye sızmalarından doğmuştur.

3500 yıldan beri, sizlerin enerjinizi yükseltmeye çalış o ilahların görevi bitmiştir. Sizlere verilecek olan bilgilerin seviyesini yükseltmek, sıklığını arttırmak için tabiat ile, yaratan tabiyatı yeniden anlamanız gerekir.

—————————————————————————————————————————-

M.S.– Efendim “özellikle zaman enerjisi elektronun büyük bir kısmını teşkil edecek hammaddeyi sağlamıştır” sözünü hiç açamadık lütfen açıklar mısınız?

P.- Elektrona intikal eden bilginin yerleşmesi ve o bünyede gerçek bir muhteva olabilmesi için, zaman enerjisinin, bir doku gibi bütün bu bilgi şebekesinin içerisine sızması gerekir. Eğer zaman enerjisi olmasaydı, bilginin elektron da sabitleşmesi mümkün olmazdı. Bu kadar.

 

SİRİUS MİSYONU – CELSE 4’ TEN…

İlgili Makaleler

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu