
GÜNEŞLERİN VE AYIN KALBİ
Pembe Kristal Gül’ün sır misali saklanmış Kristalin yağmur ormanlarında,
Sen ve ben, ebediyet ve bilinmeyenin peşinde çocuk misali…
Sır değil, sırlar olmuş bizim en yakın nefes arayışımız!
Ufuk çizgisini baştan yaratmış Güneşler hem kızıl hem sarı topraklarda…
Alfa ve Omega’nın şarkısını gizemli destanlarında büyütmüş, büyütmüş ve rüyadan uyanmak isteyenlerin gözlerinden öpmüş, kalplerine fısıldamış…
Sevgili Gaia ise çokça AN-da ve zamanda inanmış, seslenmiş ve kalplerimize tek tek incitmeden busesini bırakmış…
Ay mısın, Güneş mi?
Anılarımın mührünün sahibi, seni ve bizi özgür kılıyorum!
Sana inandım, bizi seçiyorum! Bu rüyada bana kulak ver!
Ay, Güneşleri kıskanır mı? Bir an için artık ben yokum der mi? Diyebilir mi?
Denge… Varolmanın vazgeçilmez kanunu!
Denge… Seçimlerin sonsuz renk cümbüşü! En parlak renkten solmaya yüz tutmuş renklerin ahengi…
Seçimini yapmış olanların Gün Doğumu! Sessizlikteki Zafer – senin rüyana hediyen! Sonsuzluktaki hediyeni kabul et!
Sen de katılmak istersen, bil ki istediğimiz kıyafeti seçebiliriz…
Bu düğün benim, bizim!
Sonsuz cennet ve cehennemler,
O sonsuz AN ‘larda girdap olmuş gölge ve ışık oyunları… Tek ve Bir’in sesindeki Yaratım… Sesindeki coşku ve inayet!
Sen, ben misin Gökkubbe? Peki, ben sen miyim sönmeyen Ateş?
Senin yolunda kavrulayım… Ben, sen olayım…
Aynı rüyada buluşsak, Güneşlerin ve Ayın kalbi – tek bir atımda yıldızları yeni olasılıklarla baştan donatsın!
Horus – Hakk’ı dileyen her bir gözyaşına talip olanları Elif, Lâm, Mîm, Râ ile Kuşatsın ve tekrar tekrar Özgür kılsın!
30.04.25
02:24
Katayoun Zamani Yurdaer



