TEBLİĞLER

BEYNİN SIRRI YA DA BİLİNCİN SİMYASI – BÖLÜM 2

DNA, ince alanlarda – minimum 10 spiral veya biliş seviyesinin yüce sırrını muhafaza ederek sessizliğini devam ettirmektedir. Ancak, baz Seviye – 3.Kök Irk (Lemurya) seviyesi artık faaliyete geçmeye başlamıştır. Tanrılar, insanlarla doğrudan iletişime geçmeye başlamıştır. El yazmalarında DNA’nın bu spirallerine veya enerji seviyelerine DJAYA denir, yani – Kazanan.
Peki bu LHA ve DJAYA kimdir, nedir?
Sentrozomda kendi potansiyelini bırakmış olan LHA’ya bir zamanlar Tanrısal İnşaatçılar denirmiş. Bu varlıklar başka gezegenlerde kendi Tanrısal statüsüne ulaşmış ve şu anda Dünyada deneyim yaparak aşılan yolun benzerini geçmişlerdir. Onlar – DJAYA genetik mekanizmasını yaratmışlardır. Evrenin inşaatçılarının ve Dünyaları yaratanların sanatı – atomun özelliklerinin bilinmesinden kaynaklanır. Mekanizma, moleküllerde uyuyan bir değeri canlandırmaya yöneliktir. Bu hedefe ulaşmanın itilimi Güneşten gelmektedir – “ Parlayan yüz ”.
Ruhsal potansiyel (sentrozom), kalıtımsal olanın aktarılmasını yöneten LHA sırları ile ilgilidir. İnsan, tüm canlılarla beraber BİRLİĞİN bilincine uyanmaya başlamaktadır. Bunun yanı sıra kendi doğası tamamen değişmektedir. İnsan, Sevgi merkezinin yansıtanı olmaktadır. Tüm bunlar Dünyanın maddesinin, daha önce donmuş olan enerji akışının tüm prangalarını atma noktasına yaklaştığı için bu zamanda mümkün olmaktadır.
İnsanın gözlerini yüzyıllardır örten örtü düşmekte. İnsanın gözü, artık mikroskobun fonksiyonlarını yerine getirmektedir. Ayrıca, optik sinir öyle değişiyor ki, insanın gözleri başka boyutları da görmeye başlıyor. Yani; gören beyin olduğuna göre, beyin gelişiyor!
2000 yılından bu yana gezegende ve kozmosta evrim yönünde artık geriye dönülemeyecek kadar değişimler gerçekleşmiştir ve Sentrozom açılmaya başlamıştır.
11 Ağustos 1999 tarihinde Harkov’taki bilim adamları Dünyanın dönmesinin durduğu An’ı tespit etmişlerdir. Bir an için gezegen ölmüş, Manyetik alan yok olmuştu. Bir an sonra gezegen tekrar doğdu ve manyetik alanı yenilendi, ancak parametreleri artık farklıydı. Bizler yeniden doğduk; herkeste farklı bir enerjisel kafes oluştu.
Gerçekleşmiş olanın özeti : Sentrozom aracılığı ile yeniden doğma programı yayına girmiştir. DJAYA, kendilerini tezahür ettirmeye başladı, çünkü onlar DNA’da çalışmaktadırlar ve sözde – Sessiz Alfabe olarak bilinirler.
Sessiz Alfabe, ince genetik seviyede aminoasitler tarafından temsil edilir. İnsanlar kelimelerle iletişimde değildir – akustik kokularla, aminobileşenlerin ince titreşimleri ile iletişime geçerler. Her bir DNA zinciri 49 düzlem üzerine yansıtılır (el yazmalarından – matris kalıplarında verilmiştir) – Ruhun 49 Alevi. DNA Molekülü ve Sentrozom, Yıldız nefesinin tezahür etmiş girdabıdır. Akustik Anlar – hayati gerekliliktir, çünkü bizler de Protoyıldızların bulutları gibi aynı maddeden oluşmaktayız.
DNA ve RNA’nın bölünebilmesi için Hidrojene ihtiyaç vardır. Bedendeki hidrojen, mitokondriler tarafından üretilir ve yaraların iyileşmesi için hidrojen perdesi oluşturmaktadır – H2O2.
Peki, DNA’nın çözülmesi için gereken ek hidrojen nerede? O, var – Gezegen artık hidrojen bulutları ile sarmalanmıştır ve Galaksinin Merkezinden daha da güçlüleri gelmektedir. Metafizik anlamında hidrojen – önceki organik bağları eriten ve ”ateş düşünce” temelinin taşıyıcısıdır.
Devam edecek…
Tebliğ Alan: Zehra Usanmaz
26.10.2020

İlgili Makaleler

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu