
ÇEMBER
“Şimdi geldik, buradayız.
Işığın çemberinden geçmeye hazırız!”
Leylakların gün batımı kokulu türküsü kulağa ne de hoş gelir…
Duvarları aşıp, gökkuşaklı buketi Tacın Sahibine vermek zamanı da gelir.
Vakur olmaktan anladığın, bu Son’da seni hiçbir yere götürmez.
Onca yaşamda diz çöktüğün imparatorlar, kraliçeler, hükümdarlar, miladını doldurmuş küllerden başka bir şey değildir.
Esas olan, yaradılış yasasısın tahtı için boynunu vermektir.
Karanlığa gömülüp gitmek her zaman seçim dâhilindedir.
Yassılmış olanı bükmek gerek.
Işık, daimi sonsuz sükunette pişip, olgunlaşacak savaşçılarını bekler.
Yok olmak var olmaktan önce mi sonra mı?
“Şimdi geldik, buradayız.
Işığın çemberinden geçmeye hazırız!”
Özgürlüğün tatlı fısıltısı, ruhun kemençesi
Kamçısı..
Hangisi gerçek?
Hangisi Bir’sek hangisi Biz isek
O gerçek.
Burada son bir haz,
Yukarıda ateş ile ilk dans…!
Nice başlangıçlara, tarifsiz yolculuklara selâm olsun!
Geldik, buradayız.
20.08.24
18:35
Gülce İlken



